Anadolu Selçuklu döneminin iki önemli ismi Ahi Evren ile Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî arasındaki sosyal, fikrî ve siyasî ilişkileri farklı bir bakış açısıyla inceleyen eser, 13. yüzyıl Anadolu’sunun yalnızca tasavvufî değil, toplumsal ve siyasî yapısını da ele almaktadır. Ahilik teşkilatının oluşumu, dönemin fikir hareketleri, Anadolu’daki sosyal gruplar ve Selçuklu döneminde yaşanan mücadeleler üzerinden Ahi Evren ve Mevlânâ çevrelerini değerlendirmektedir. Eser bu yönüyle Ahilik, Mevlevîlik ve Anadolu Selçuklu tarihi üzerine araştırma yapanların karşılaşabileceği dikkat çekici çalışmalardan biridir.
Kitabın en ilginç ve aynı zamanda tartışmaya açık tezlerinden biri, Ahi Evren ile Nasreddin Hoca’nın aynı tarihî şahsiyet olduğu görüşüdür. Mikâil Bayram, Ahi Evren olarak bilinen Hace Nasirü’d-din Mahmud hakkında ulaştığı bulgu ve metinlerden hareketle bu görüşü savunmakta ve Nasreddin Hoca’nın tarihî kimliğine ilişkin alışılmış anlatıdan farklı bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu iddia eserin merkezindeki özgün tezlerden biridir ve yazarın yorumu olarak değerlendirilmelidir.
Çalışma ayrıca Ahi Evren’in hayatı ve eserleri, Ahilik teşkilatı, Mevlânâ ve çevresi ile dönemin dinî-siyasî hadiseleri arasındaki bağlantıları incelemektedir. Bu nedenle kitap yalnızca Ahi Evren-Mevlânâ ilişkisini merak edenlere değil; Ahilik tarihi, Nasreddin Hoca’nın tarihî kişiliği, Mevlevîlik, tasavvuf tarihi ve Anadolu Selçukluları hakkında farklı görüş ve kaynaklarla karşılaşmak isteyen okuyuculara da kapsamlı bir okuma sunmaktadır. Eserin 2020 tarihli Çizgi Kitabevi baskısı 344 sayfadır ve bibliyografik kaynaklar da içermektedir.
Anadolu Selçuklu döneminin iki önemli ismi Ahi Evren ile Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî arasındaki sosyal, fikrî ve siyasî ilişkileri farklı bir bakış açısıyla inceleyen eser, 13. yüzyıl Anadolu’sunun yalnızca tasavvufî değil, toplumsal ve siyasî yapısını da ele almaktadır. Ahilik teşkilatının oluşumu, dönemin fikir hareketleri, Anadolu’daki sosyal gruplar ve Selçuklu döneminde yaşanan mücadeleler üzerinden Ahi Evren ve Mevlânâ çevrelerini değerlendirmektedir. Eser bu yönüyle Ahilik, Mevlevîlik ve Anadolu Selçuklu tarihi üzerine araştırma yapanların karşılaşabileceği dikkat çekici çalışmalardan biridir.
Kitabın en ilginç ve aynı zamanda tartışmaya açık tezlerinden biri, Ahi Evren ile Nasreddin Hoca’nın aynı tarihî şahsiyet olduğu görüşüdür. Mikâil Bayram, Ahi Evren olarak bilinen Hace Nasirü’d-din Mahmud hakkında ulaştığı bulgu ve metinlerden hareketle bu görüşü savunmakta ve Nasreddin Hoca’nın tarihî kimliğine ilişkin alışılmış anlatıdan farklı bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu iddia eserin merkezindeki özgün tezlerden biridir ve yazarın yorumu olarak değerlendirilmelidir.
Çalışma ayrıca Ahi Evren’in hayatı ve eserleri, Ahilik teşkilatı, Mevlânâ ve çevresi ile dönemin dinî-siyasî hadiseleri arasındaki bağlantıları incelemektedir. Bu nedenle kitap yalnızca Ahi Evren-Mevlânâ ilişkisini merak edenlere değil; Ahilik tarihi, Nasreddin Hoca’nın tarihî kişiliği, Mevlevîlik, tasavvuf tarihi ve Anadolu Selçukluları hakkında farklı görüş ve kaynaklarla karşılaşmak isteyen okuyuculara da kapsamlı bir okuma sunmaktadır. Eserin 2020 tarihli Çizgi Kitabevi baskısı 344 sayfadır ve bibliyografik kaynaklar da içermektedir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 400,00 | 400,00 |