İslam tarihinin en hayranlık uyandıran karakterlerinden biri olan Abdullah b. Mübarek, "Zü’l-Cenâheyn" (Çift Kanatlı) bir şahsiyettir. Onu eşsiz kılan, birbirinden zıt gibi görünen özellikleri (ilim, ticaret, cihad, zühd ve cömertlik) tek bir bünyede, en yüksek seviyede birleştirebilmiş olmasıdır.
İşte "Âlimlerin Sultanı" Abdullah b. Mübarek’in destansı hayatı:
Abdullah b. Mübarek: Her Alanda Bir Zirve
736 (h. 118) yılında Horasan’ın Merv şehrinde doğdu. Babası Türk, annesi Harezmli bir köleydi. Ancak o, ilmi ve ahlakıyla öyle bir seviyeye ulaştı ki, döneminin en büyük otoriteleri (Süfyan-ı Sevri, İmam Malik, Ebu Hanife) onun hakkında övgü dolu sözler söylediler.
İlmi Kimliği ve Eserleri
-
Kitâbü’z-Zühd ve’r-Rekâik: Bu eser, İslam tarihindeki ilk zühd (dünyadan el çekme ve kalp terbiyesi) kitaplarından biridir. İnsanın iç dünyasını imar etme konusundaki en temel kaynaktır.
-
Hadis ve Fıkıh: O, hem İmam Ebu Hanife’nin en seçkin öğrencilerinden biriydi hem de hadis ilminde "Emirü'l-Müminin" (hadisçilerin lideri) kabul ediliyordu.
Onu Farklı Kılan Şaşırtıcı ve İlham Verici Özellikler
Abdullah b. Mübarek, sadece kitap yazan bir hoca değildi; o, bizzat "yaşayan bir İslam" örneğiydi:
1. Ticareti İbadet Gibi Yapan Zengin
O dönemdeki birçok zâhidin aksine yoksul kalmayı tercih etmemiş, çok büyük ticaretler yapmıştır. Ancak ticaretinin tek bir amacı vardı: Âlimlerin ve fukarânın kimseden bir şey istemesine engel olmak. Şöyle derdi: "Dört kişi (Süfyan-ı Sevri ve arkadaşları) olmasaydı ticaret yapmazdım." Kazandığı her kuruşu ilim talebeleri ve yoksullar için harcardı.
2. "Bir Yıl Hac, Bir Yıl Cihad"
Hayatını muazzam bir disipline sokmuştu. Bir yılını Mekke’ye giderek hac ibadetiyle, diğer yılını ise İslam sınırlarında (özellikle Tarsus ve Anadolu sınırında) nöbet tutarak ve cihad ederek geçirirdi. Hem kalemiyle hem de kılıcıyla hizmet eden nadir şahsiyetlerdendi.
3. Cömertliğin Zirvesi
Hacca giderken bütün arkadaşlarının masraflarını gizlice karşılar, dönüşte ise herkese aldığı hediyelerin yanında harcadıkları paraları da gizlice çantalarına geri koyardı. Kimsenin minnet altında kalmasını istemezdi. Bir defasında borcu yüzünden hapse giren bir gencin borcunu, gence haber vermeden ödemiş ve genç hapisten çıktığında ona parayı kimin ödediğini söyletmemiştir.
4. Mezhep Üstü Bir Köprü
İmam Ebu Hanife’den fıkıh, İmam Malik’ten hadis almıştır. O, mezheplerin ve ilmi ekollerin üzerinde bir saygınlığa sahipti. Ebu Hanife onun için "Doğu ve Batı’da onun benzerini görmedim" demiştir.
Hayatından Sarsıcı Bir Sahne
Bir defasında cihad meydanında düşmanla çarpışırken, tanınmamak için yüzünü tamamen kapatmıştı. Çok büyük bir kahramanlık gösterdi. Herkes bu gizemli askerin kim olduğunu merak ediyordu. Birisi yüzünü zorla açınca onun Abdullah b. Mübarek olduğunu gördü. Abdullah b. Mübarek ise tanındığı için çok üzülmüş ve "Yine bizi teşhir ettin (gizli amelimizi bozdun)" diyerek oradan uzaklaşmıştır.
Kısaca Abdullah b. Mübarek
"Kişinin değeri, ilminin ve ahlakının güzelliğiyle ölçülür; mallarının çokluğuyla değil."
797 (h. 181) yılında bir sefer dönüşü Irak’ta vefat ettiğinde, Halife Harun Reşid’in bile "Bugün gerçek âlimlerin sultanı vefat etti" diyerek üzüldüğü rivayet edilir. O, bir Müslüman'ın hem dünyada (ticaretle, güçle) hem de ahirette (ilimle, zühdle) nasıl başarılı olabileceğinin en büyük kanıtıdır.
Abdullah B. Mübarek - Yazarın kitapları
-
%40İNDİRİM370,00 TL 222,00 TL
-
%45İNDİRİM1.000,00 TL 550,00 TL