İslam tarihinin en sarsılmaz, en tavizsiz ve "Sünnetin muhafızı" denilince akla gelen ilk isimlerden biri Ebu Muhammed el-Berbeharî’dir. O, Bağdat sokaklarında sünneti hakim kılmak için canını ortaya koyan, heybetiyle sultanları bile titreten bir halk önderidir.
İşte hayatı, meşhur eseri ve efsaneleşmiş dik duruşuyla Berbeharî:
Ebu Muhammed el-Berbeharî: Bidatlerin Korkulu Rüyası
Asıl adı el-Hasan b. Ali b. Halef olan büyük imam, Bağdat’ta yaşamıştır. İsmini muhtemelen Hindistan’dan gelen "Berbehar" adlı bir ilaçtan veya bu ilacın ticaretinden aldığı düşünülür. İmam Ahmed b. Hanbel’in öğrencilerinin öğrencisidir ve Hanbelî ekolünün en etkili isimlerinden biri kabul edilir.
İlmi Kimliği ve Büyük Eseri
-
Şerhu’s-Sünne: Onun tek ve en meşhur eseridir. Bu kitap, sadece bir akide kitabı değil, bir Müslümanın inanç ve amel dünyasında izlemesi gereken "manifesto" niteliğindedir. Kısa ama çok keskin ifadelerle doludur.
-
Sünnete Bağlılık: Berbeharî için sünnet, sadece bir gelenek değil, İslam’ın ta kendisidir. Meşhur sözü şöyledir: "İslam Sünnet’tir, Sünnet de İslam’dır; biri diğeri olmadan kaim olmaz."
Hayatı Hakkında İlginç ve Sarsıcı Bilgiler
Berbeharî, masabaşı bir âlim değil, aksiyon ve meydan adamıydı:
1. Bağdat’ı Yöneten Bir "Hoca"
Döneminde Bağdat’ta o kadar büyük bir halk desteğine sahipti ki, o bir yerden geçerken insanlar etrafında toplanır, onun bir işaretiyle bidatçilerin evlerini veya mekanlarını terk etmelerini sağlarlardı. Rivayet edilir ki; o hapşırsa, etrafındaki binlerce kişi hep bir ağızdan "Yerhamukellah" der ve bu ses Bağdat semalarında yankılanırdı.
2. Sultanlara Kafa Tutan Heybet
Halifeler ve vezirler, onun halk üzerindeki etkisinden çekinirlerdi. Bir gün Halife Radi billah, Berbeharî'nin gücünü kırmak için askerlerini üzerine gönderdiğinde, halk Berbeharî'yi korumak için barikatlar kurmuştu. O, devlet otoritesinin yanlış uygulamalarına karşı en sert uyarıları yapmaktan asla geri durmazdı.
3. Hapishane ve İnziva Yılları
Ömrünün son yılları baskılar ve sürgünlerle geçmiştir. Bidatçi akımların saraydaki etkisi artınca Berbeharî hakkında yakalama kararları çıkarıldı. Hayatının son dönemini gizlenerek geçirdi. Ancak gizlendiği evlerde bile talebe yetiştirmeye ve "Sünnet’e sımsıkı sarılın" mesajını yaymaya devam etti.
4. "Sadece Bir Sahabiye Sövülse Bile..."
Onun hassasiyeti o kadar yüksekti ki; "Eğer bir adamın sadece bir tek sahabeye sövdüğünü duyarsan, bil ki o kişi zındıktır ve kötü niyetlidir" diyerek, dinin köşe taşlarını korumak için en ufak bir gevşekliğe izin vermemiştir.
Kısaca El-Berbeharî
"Hakkı söylemekten korkma; çünkü rızık belirlenmiş, ecel ise takdir edilmiştir."
941 (h. 329) yılında vefat ettiğinde, cenazesi büyük bir gizlilik içinde sadece ev sahibi tarafından kıldırılmış olsa da, fikirleri yüzyıllar boyunca sönmeyen bir meşale gibi Selef akidesini aydınlatmıştır.