Çağdaş İslam düşüncesinde, özellikle cihad fıkhı ve selefi akide üzerine yazdığı eserlerle dünya çapında bir etki uyandıran Ebu Muhammed el-Makdisi, modern zamanların en çok tartışılan ve bedel ödemiş ideologlarından biridir. O, sadece teorik bir yazar değil, fikirleri nedeniyle ömrünün büyük kısmını parmaklıklar ardında geçirmiş bir "fikir suçlusu" veya "inanç önderidir."

Asıl adı Asım b. Muhammed b. Tahir el-Berkani olan Makdisi’nin hayatı ve düşünce dünyası şöyledir:


Ebu Muhammed el-Makdisi: Tevhidin Keskin Sınırları

1959 yılında Filistin’in Nablus (Batı Şeria) bölgesinde doğdu, ancak küçük yaşta ailesiyle birlikte Kuveyt’e yerleşti. Eğitim hayatı boyunca Ürdün, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi ülkelerde bulundu. Bu coğrafi çeşitlilik, onun farklı İslami akımları yakından tanımasını ve kendi özgün, radikal çizgisini oluşturmasını sağladı.

İlmi ve Fikri Kimliği

  • Millet-i İbrahim: Onun en meşhur ve temel eseridir. Bu kitapta, İslam inancının sadece bir ibadetler bütünü değil, aynı zamanda batıl sistemlerden kopuş ve sadece Allah'a teslimiyet (Velâ-Berâ) olduğunu savunur.

  • Akide ve Reddiye: Eserlerinde genellikle demokratik sistemlerin, laik yasaların ve modern ulus devlet yapılarının İslam ile bağdaşmadığını, "Tevhid" ilkesinin bunları kökten reddettiğini ileri sürer.


Hayatı Hakkında İlginç ve Bilinmesi Gereken Detaylar

Makdisi’nin hayatı, modern İslami hareketlerin dönüşümünü anlamak için bir laboratuvar gibidir:

1. "Zindan" Yazarlığı

Makdisi, ömrünün yaklaşık 20 yılından fazlasını Ürdün hapishanelerinde geçirmiştir. İlginç olan şudur ki; en etkili eserlerini ve binlerce sayfalık yazılarını bu zorlu şartlar altında, bazen gizli yollarla dışarı sızdırarak kaleme almıştır. Onun için hapishane, bir tefekkür ve üretim merkezi olmuştur.

2. Ebu Mus'ab ez-Zerkavi ile Hücre Arkadaşlığı

90’lı yılların sonunda Ürdün'de hapisteyken, daha sonra Irak el-Kaidesi'nin lideri olacak olan Ebu Mus'ab ez-Zerkavi ile aynı hücreyi paylaşmıştır. Zerkavi’nin üzerindeki en büyük fikri otorite Makdisi idi. Ancak daha sonra Makdisi, Zerkavi'nin Irak'taki sivil ölümlerine ve aşırı şiddet eylemlerine (tekfirde aşırılık) karşı bir eleştiri mektubu yazarak hocası olarak ona "ayar vermiş" ve bu durum aralarında fikri bir kopuşa neden olmuştur.

3. IŞİD ve Aşırılıkla Mücadelesi

Pek çok kişi onu "radikal" olarak tanımlasa da, Makdisi özellikle IŞİD (DAEŞ) gibi yapıların ortaya çıkışından sonra bu yapıları sert bir dille eleştirmiştir. Onları "modern Hariciler" olarak nitelemiş ve Müslüman kanı döken, aşırı tekfirci tutumlarını reddeden fetvalar yayınlamıştır. Bu durum, onu radikal camia içinde hem en çok saygı duyulan hem de bazı fraksiyonlarca en çok nefret edilen isimlerden biri yapmıştır.

4. Dijital Kütüphane: Minberü’t-Tevhid ve’l-Cihad

Makdisi, internetin gücünü çok erken fark eden isimlerden biridir. Kurduğu veya isminin merkezinde olduğu web siteleri, dünya genelindeki selefi gençler için devasa bir kütüphane haline gelmiştir. Bu siteler aracılığıyla sadece kendi kitaplarını değil, klasik Selef ulemasının eserlerini de modernize ederek sunmuştur.


Kısaca El-Makdisi

"Tevhid, bir teori değil, bedeli hayatla ödenen bir duruştur."

Ebu Muhammed el-Makdisi, bugün hala Ürdün'de yaşamakta olup, hareket ve ifade özgürlüğü zaman zaman kısıtlansa da yazılarını ve fetvalarını dünyadaki takipçilerine ulaştırmaya devam etmektedir. O, modern İslamcı literatürde "Radikal Selefiliğin" entelektüel mimarı olarak kabul edilir.

Ebu Muhammed el-Makdisi - Yazarın kitapları

Kapat