İslam düşünce tarihinde 18. yüzyıldan bugüne etkisi sönmeyen, kimilerine göre "büyük bir müceddid", kimilerine göre ise "en tartışmalı devrimci" olan Muhammed b. Abdülvehhâb, modern Suudi Arabistan’ın fikir babası ve Selefî hareketin en güçlü sesidir.

İşte hayatı, Suud ailesiyle yaptığı o meşhur ittifakı ve hakkında az bilinen ilginç detaylarla Muhammed b. Abdülvehhâb:


Muhammed b. Abdülvehhâb: Tevhidin Muhafızı mı, Tartışmaların Odağı mı?

1703 (h. 1115) yılında Necid bölgesinin Uyeyne köyünde, kadı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Genç yaşta Mekke, Medine, Basra ve Bağdat gibi ilim merkezlerini gezdi. Bu seyahatleri sırasında halkın içine karışmış olan kabir ziyareti, türbe kültürü ve bazı tasavvufi uygulamaların İslam’ın aslından saptığını düşünerek "Tevhid’e dönüş" hareketini başlattı.

İlmi Kimliği ve Eserleri

  • Kitâbü’t-Tevhîd: Onun en meşhur eseridir. Kur'an ve Sünnet ışığında, ibadetin sadece Allah’a yapılması gerektiğini anlatır ve "şirk" olarak gördüğü uygulamaları maddeler halinde sıralar.

  • Üç Esas (el-Usûlü’s-Selâse): Halkın dinin temelini (Rabbin kim? Dinin ne? Peygamberin kim?) en basit şekilde öğrenmesi için yazdığı risaledir.


Hayatı Hakkında İlginç ve Sarsıcı Bilgiler

Onun hayatı sadece kitaplardan ibaret değildir; bir devletin kuruluşuna imza atmış bir siyasi dehadır aynı zamanda:

1. Tarihi Değiştiren İttifak: Diriye Anlaşması

Muhammed b. Abdülvehhâb, fikirlerini yaymak isterken Uyeyne’den sürülünce Diriye kasabasına sığındı. Burada Diriye emiri Muhammed b. Suud ile karşılaştı. 1744 yılında yapılan bu tarihi anlaşmaya göre; İbn Abdülvehhâb dinin otoritesi olacak, İbn Suud ise siyasi otorite (kılıç) olacaktı. Bu ittifak, bugünkü Suudi Arabistan Krallığı’nın temeli olan Birinci Suud Devleti'ni doğurdu.

2. Aile İçi Muhalefet: Abisinin Reddiyesi

İlginçtir ki, Muhammed b. Abdülvehhâb’ın fikirlerine en sert karşı çıkanlardan biri öz abisi Süleyman b. Abdülvehhâb idi. Süleyman, kardeşinin tekfir (müslümanı dinden çıkarma) konusundaki keskin tavırlarını eleştiren es-Savâiku’l-İlâhiyye adlı bir reddiye kaleme almıştır. Bu durum, o dönemde Necid uleması arasında yaşanan derin tartışmaları göstermesi açısından önemlidir.

3. Bidatlerle "Fiziksel" Mücadele

O, sadece fikirlerini yazmakla kalmadı; bizzat ashab-ı kiramın kabirleri üzerine inşa edilmiş yüksek kubbelerin ve kutsal kabul edilen bazı ağaçların yıkılmasını sağladı. Ona göre bunlar İslam'ın sadeliğini bozan "putperestlik kalıntıları" idi. Bu eylemleri, tüm İslam dünyasında yankı uyandırmış ve Osmanlı Devleti ile ciddi gerilimler yaşamasına sebep olmuştur.

4. "Vahhabîlik" İsmi Ona mı Ait?

Ona tabi olanlar kendilerini "Muvahhid" (Tevhid ehli) veya "Selefî" olarak tanımlarlar. Vahhabî ismi, ona karşı olanlar veya dışarıdan bakanlar tarafından kullanılan bir isimlendirmedir. Kendisi yeni bir din veya mezhep kurduğunu asla kabul etmemiş; sadece "Selef-i Salihin"in (ilk dönem Müslümanlarının) yoluna çağırdığını savunmuştur.


Kısaca Muhammed b. Abdülvehhâb

"Tevhid, kişinin dilinde bir söz değil; kalbinde bir iman ve amellerinde bir ihlastır."

1792 yılında vefat ettiğinde, arkasında sadece bir kitap mirası değil; coğrafyayı, siyaseti ve dini algıyı tamamen değiştirmiş bir hareket bıraktı. Bugün etkisi sadece Suudi Arabistan'da değil, Balkanlar'dan Güneydoğu Asya'ya kadar her yerde hissedilmektedir.

Muhammed B. Abdulvehhab - Yazarın kitapları

Kapat